Anasayfa   |   Haber Ara   |   Anketler   |   Sitene Ekle   |   RSS Kaynağı  |   Hakkımızda   |   Bize Ulaşın

Arama


Gelişmiş Arama

Kadirli Sucuk Ekmek ve Oğuzhan Usta

Okunma  Yazar : MHA Haber
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 29
Tarih  Tarih : 25 Kasım 2019 15:33

Hakan Yozcu Kadirli Sucuk Ekmek ve Oğuzhan Usta Kadirli’ye gelip de sucuk ekmek yemeden gitmek olmaz. Sucuk ekmek, Kadirli ile özdeşleşmiş, bir marka olmuş, Kadirli’ye has bir kebap türü. Sucuk, diğer adı irişkil olarak bilinen sucuk, usta ellerde pişerse tadına doyum olmaz. Arasına doğranmış ve sumakla harmanlanmış soğan ve üzerine de dilim dilim doğranmış domates koyup tuzlaryaıp şalgam suyu eşliğinde yerseniz asla unutamayacağınız bir ziyafet çekmiş olursunuz kendinize… Kadirli’de sucuk ekmek işi o kadar çok gelişmiş ki neredeyse adım başı bir sucukçuya rastlıyorsunuz. Her sokağın başında, her caddenin içinde, her yolun kenarında mutlaka ama mutlaka bir sucukçuya denk geliyorsunuz. Belki de binlerce bu işi yapan insan var Kadirli’de… Öyle salon, dükkân, mekân da istemiyor. Tamamen bir tezgâh üzerinde yapılıyor. Kimileri üç tekerlekli bir el tablası üzerine kurmuş tezgâhını, seyyar olarak istediği yere gidebiliyor, kimileri bir sokağın başını tutmuş, yol kenarına tezgâh kurmuş, iki küçük masa, birkaç tabure ile işini götürüyor. Her ustanın ayrı ayrı müşterisi var. Mekânın yakınlığı, uzaklığı hiç önemli değil. Öyle ki vatandaşlar isme göre veya kişiye göre nerede olursa olsun gidip buluyorlar. Damak tatlarını ona göre alıyorlar. Sucuk ekmek Kadirli’nin vazgeçilmezi, olmazsa olmazı çünkü. Akşam evde yemek beğenmeyen, çarşıda olup bir şey yiyemeyen veya canı bir şey çekmeyenler için sucuk ekmek bulunmaz nimet oluyor. Dikkatimi çeken bir özellik de sucuk ekmekçilerin hep öğleden sonra tezgâhlarını açmaları. Genelde öğleden sonra ikindi vakitleri tezgâhlar açılıyor ve gecenin geç vakitlerine kadar malzeme bitene kadar açık kalıyor. Bu kadar sucuk ekmek yapanların arasında en usta kişiyi sorduk. Genelde aldığımız cevap Sucukçu Oğuzhan Usta oldu. “Kimdir bu Oğuzhan Usta?”, “Nerededir?”, “Tezgahını nasıl buluruz?” diye sorduğumuzda “Yerinin kolay yerde olduğunu, Kadirli Köprübaşı’nda kime sorarsanız yerini bize göstereceklerini” söylediler. Biz de bu zevkli tattan mahrum olmamak ve Oğuzhan Usta’nın lezzetli kebabından yemek için Köprübaşı denilen yere geldik. Ben, ağabeyim Hürriyet, ablam Hediye, komşu Oğuz Bey ve değerli eşi İdil Hanım hep birlikte bu lezzeti tatmaya gittik. Oğuz Bey ve eşi de sağ olsunlar geldiğimizden beri bizlere çok güzel komşuluk örneği gösterdiler. Gerçekten çok misafirperver davrandılar. Bizlere hep yardımcı oldular. Kendilerine ne kadar teşekkür etsek azdır… Hep birlikte Osmaniye Yolu üzerindeki tarif edilen tezgâha gittik. Oğuzhan Usta, tezgâhının başında sucuk yapıyordu. Üzerinde “Kadirli sucuk” yazan kırmızı bir önlük vardı. Adeta tezgâhını simgeliyordu bu önlük. Adıyla özdeşleşmişti anladığımız kadarıyla. Kısa boylu, kalın gözlüklü biriydi Oğuzhan Usta. Mis gibi kokular burnumuza dolmuştu. Burası tam Adana Kadirli ile Osmaniye Kadirli Anayollarının kesiştiği noktada bulunuyor. Yıllar önceleri burada bir dispanser vardı. Şimdilerde ise yerini polis lojmanlarına bırakmış. Osmaniye Yolu’nun tam başladığı noktada yer alıyor. 46 Pastanesi olarak adlandırılan mekânın tam karşısında yer alıyor. Adı “Kadirli Sucuk” Bizi görünce hemen elindeki işe ara verip içten bir tavırla “Buyurun, hoş geldiniz. Şöyle buyurun” diyerek yer gösteriyor. Ortadaki masaya geçiyoruz. Diğer masalardan iki tane daha tabure getiriyor. Küçük küçük yapılmış bu tabureler tezgâh ile bütünleşmişler. Kareyi tamamlıyorlar. Tezgâh son derece temiz. İlgi ise oldukça büyük… Yol kenarında üç tekerlekli tabla biçiminde yapılmış bir tezgâh. Üzeri yağmur geçirmeyen plastik branda ile kaplanmış. Üstte bir ocak. Ocakta yanmış kömür bulunuyor. Üzerinde tenekeden yapılmış bir saç bulunuyor. Saç, ateşte iyice ısınmış. Üzeri yağlı. Sucuklar atılıyor. Ateşte döndüre döndüre pişiriliyor. Oğuzhan Usta eline yarım ekmeği alıyor. Arasını bıçakla kesip açıyor. İçini yağa iyice batırıyor. Biraz sonra sucuğun bütün yağları ekmeğe geçiyor. Ekmek artık yumuşacık bir vaziyet alıyor. Rengi ise kıpkırmızı görünüyor. Sanki ekmeği alev almış da yanıyor sanıyorsunuz. Bir ara ekmeği sacın üzerine bırakıp ısınmasını sağlıyor. Eline bir maşa alıp sucukları ters yüz çeviriyor. Onlar pişerken eline soğan alıyor. Diğer eline de bıçağını alıyor. Kendine has bestesiyle başlıyor tık tık tık soğanları ince ince doğramaya. Ses o kadar tatlı geliyor ki size sanki Mozart’ın Türk Marşı’nı dinliyorsunuz. Bu sese kendinizi tamamen teslim ediyorsunuz. Kısa bir süre sonra müzik sesi kesiliyor. Sucukları büyük bir özenle sıcacık olan ekmeğin arasına alınıyor. Az önce doğranan soğanların üzerine sumak konuyor. Elleriyle çarçabuk iyice karıştırıyor. Soğanı ekmek arasına konmuş sucuğun üzerine koyuyor. Onun üzerine de birkaç tane ince ince doğranmış domatesleri koyuyor. Üzerine biraz da tuz ekliyor. Ekmeği bir kâğıda sarıp bize getiriyor. Yanında şalgam suyu tabii. Afiyetle yiyoruz. Müthiş bir tat. Yağlar sanki ağzımızda eriyor. Sucuk tadı ağzımıza iyice yayılıyor. Böyle bir tat başka yerde kesinlikle olmaz diyorum kendi kendime. Oğuz Usta’

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Bu Yazarın Önceki Yazıları

Son Haberler

Kadirli Sucuk Ekmek ve Oğuzhan Usta MHA Haber
MHA Haber

Son Dakika Haberleri

© 2011 Tüm Hakları Saklıdır
RSS Kaynağı | Yazar Girişi

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi